nkara'ya 27 Aralık 1919'da gelen Mustafa Kemal, şehri Anadolu’daki direniş hareketinin yönetim merkezi olarak seçti. Kafasından geçenler ‘Ankara’ nın coğrafi olarak Anadolu'nun ortasında olması, demir yolu ile İstanbul'a ulaşılabilmesi, Batı Cephesine yakınlığı ve halkın millî mücadeleye olan desteği burda tam olmasıydı.
Mustafa Kemal, İstanbul'un İngilizler tarafından resmen işgalinden iki gün sonra, 18 Mart 1920'de, İstanbul'da bulunan Meclis-i Mebusan kendini resmen feshedince, 23 Nisan 1920'de Ankara'da Büyük Millet Meclisini kurdu. Bunlar olurken Yunanlılar da Anadolu harekâtını bastırmak ve Ankara şehrini ele geçirmek için 1920 yazında Birlikleriyle Sakarya nehri kıyılarına kadar ilerlemişlerdi. Türk Ordusu ve Mustafa Kemal 23 Ağustos - 13 Eylül tarihleri arasında gerçekleşen Sakarya Meydan Muharebesi sonucunda Yunan birlikleri püskürtüldü. Polatlı yakınlarında meydana gelen bu zorlu muharebe Kurtuluş Savaşı'nın dönüm noktası olarak tarihe bu sözlerle not olarak düşmüştür.
"Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır"
Bu büyük bozgundan haftalar sonra Fransa ile yapılan Ankara Anlaşması ile, Türk-Fransız ihtilafı sona erdi.
Devamında Kurtuluş Savaşı sonucu toprakları üzerindeki egemenliğini kanıtlayan Türkiye, 1922 Lozan Barış Konferansı ve 1923 Lozan Antlaşması ile uluslararası toplulukta millî sınırlarını tescilledi ve bağımsızlığını tüm dünya ya onaylattı. Anadolu direnişine ev sahipliği yapan Ankara, 13 Ekim 1923'te Türkiye Cumhuriyetinin başkenti olarak ilan edildi.
O zaman birazda o günlerden bu günlere Anadolu Direnişinin tüm ihtişamını okunması gereken bir kitap gibi saklayan Ankara sayfalarını karıştıralım.











